Kapalı kalp ameliyatları, son 10 yılda tüm dünyada giderek yaygınlaşan, ülkemizde de birçok merkezde başarı ile uygulanan bir yöntemdir. Bu yaklaşım, göğüs kafesi açılmadan yapılan tüm kalp ameliyatlarını kapsar. Yaklaşık 3-4 cmlik bir kesi ile kaburga aralığından girilerek, kalp ameliyatının kamera ve robot gibi birtakım yeni teknolojilerin yardımı ile yapılması esasına dayanır. Daha küçük kesi nedeniyle kozmetik olmasının yanısıra kapalı kalp ameliyatları, daha az enfeksiyon ve kanama riski, daha kısa yoğun bakım ve hastane yatış süresi, sosyal ve çalışma hayatına daha kısa sürede dönüş gibi sebeplerle artık daha yaygın olarak uygulanmaktadır. Kapalı Kalp ameliyatları iki şekilde uygulanabilmektedir; minimal invasiv kalp ameliyatları ve robotik Kalp ameliyatları…
Minimal invaziv kalp ameliyatlarında , göğüs kafesinin sol veya sağ tarafından ve değişik seviyelerdeki kaburga aralığından yapılan 3-4 cmlik kesiler kullanılır. Bu yöntem ile dört hatta beş damar baypass operasyonları, tüm kalp kapağı onarımı ve değişimi operasyonları, kalp içerisindeki delik veya kitle operasyonları, aort damarı operasyonları ve kalp zarı ile ilgili operasyonlar yapılabilir. Bu yöntemde, yapılan küçük keşiden bir kamera ile veya cerrahın direk vizyonu ile kalpte ameliyat edilecek bölgeye özel ameliyat enstrümanları ile müdahale gerçekleştirilir. Operasyon tek cerrah tarafından gerçekleştirilir.
Robotik kalp ameliyatlarında ise benzer olarak değişik seviyelerdeki kaburga aralığından 3-4 cmlik bir kesi yapılır. Ancak bu yöntemde farklı olarak iki cerrah operasyonu gerçekleştirir. Cerrahlardan biri robot konsolunun başında 3 boyutlu ve yüksek çözünürlüklü bir kamera aracılığı ile operasyonu yönetir. Konsol başındaki cerrahın kullandığı joystick sayesinde cerrahın el hareketleri anlık ve mükemmmel olarak hasta içerisinde çalışan ve 360 derece hareket kabiliyeti olan robot kollarına aktarılır. Hasta başında bulunan 2. cerrah ise robot kolları tarafından yapılan operasyonu izler ve konsol cerrahı ile sürekli iletişim halinde bulunarak gerekli durumlarda operasyona müdahil olur. Robot teknolojisi kullanılarak, mitral ve triküspit kapak onarım ve değişim operasyonları, kalp içerisindeki delik ve kitle operasyonları, kalp zarı operasyonları yapılabilmektedir. Gelişen teknoloji sayesinde önümüzdeki yıllarda koroner bypass operasyonlarının da robot ile yapılması yakın zamanda mümkün olabilecektir.
Kapalı Koroner Bypass Ameliyatları
Koroner bypass ameliyatı, tıkalı olan kalp damarlarına, vücudun diğer bölgelerinden alınan damarlar kullanılarak, tekrar kan akışının sağlanması olarak tanımlanabilir. Koroner bypass ameliyatları, birçok merkezde, göğüs kafesi açılarak (iman tahtası kemiği kesilerek) yapılmaktadır. Ancak, gelişen teknolojileri kullanan bazı merkezlerde artık bu ameliyat neredeyse bütün hastalara, göğüs kafesi açılmadan uygulanabilmektedir. Göğüs kafesinin sol tarafından, 3. Veya 4. kaburga aralığından yapılan 3-4 cm lik küçük bir kesi ile kalbe ulaşılır. Bu operasyon için özel olarak üretilmiş birtakım özel enstrümanlar kullanılarak kalp durdurulur ve koroner bypass operasyonu gerçekleştirilir. Ne yazık ki, kapalı koroner bypass deneyimi olmayan birçok merkezde hastalara, bu tekniğin sadece bir veya iki damar bypass operasyonlarında kullanılabildiği veya daha riskli olduğu gibi yanlış bilgiler verilmektedir. Ancak tüm dünyada, deneyimli merkezlerde, dört hatta beş damar bypass operasyonları, daha düşük risklerle başarılı olarak hastalara uygulanmaktadır.
Kapalı baypass operasyonu yapılan hastalarda kesinin çok küçük olması nedeniyle, hastanın bir kalp ameliyatı olduğu neredeyse anlaşılamamaktadır. Ayrıca küçük kesi nedeniyle bu hastalarda yara enfeksiyonu, yara iyileşme problemleri ve kanama gibi erken komplikasyonlar çok daha az görülmektedir. Operasyonda göğüs kafesi tamamen açılmadığı için akciğer fonksiyonları çok daha az etkilenmekte ve bu sebeple hastanın yoğun bakımda ve hastanede yatış süresi çok daha kısa olabilmektedir. Kapalı baypass yapılan hastalarımızı genellikle 5-6 günde hastaneden taburcu edebilmekteyiz. Bunun yanısıra, baypass için bacaktan kullanılacak damar da kamera aracılığı ile kapalı (endoskopik) olarak çıkarıldığından, artık bu hastaların bacağında 40-50 cmlik uzun kesiler yerine sadece 1-2 cmlik estetik kesiler olmaktadır.
Açık kalp ameliyatı yapılan hastalarda göğüs kemiğinin tekrar kaynaması için geçen süre yaklaşık 2 aydır ve bu süre içerisinde hasta yan yatamaz, ağırlık kaldıramaz ve çalışamaz. Kapalı baypass yapılan hastalarda ise böyle kısıtlamalar bulunmamaktadır ve hasta yaklaşık 2 hafta içerisinde ameliyat öncesi sosyal ve çalışma hayatına geri dönebilmektedir.
Kapalı baypass operasyonları hastaların % 90 ‘ına uygulanabilmekle birlikte bazı engel durumlar da olabilmektedir. Bu durumlar, daha önceden aynı operasyonu açık olarak geçirmiş olmak, eş zamanlı kalp kapağı veya aort damar operasyonu da gerekmesi ve nadir görülebilen bazı anatomik uygunsuzluk durumlardır. Sonuç olarak, her hastada % 2-3 oranında açık ameliyata dönme ihtimali olmakla birlikte, kapalı bypass operasyonları, baypass kararı verilmiş hastaların %90’ında başarı ile uygulanabilen bir yöntemdir.
Kapalı Mitral Kapak Ameliyatları
Mitral kapak, kalbimizin sol tarafında, kalp ile akciğerler arasındaki kan akışını düzenleyen en önemli kapaklardan biridir. Mitral kapakta darlık veya yetmezlik gelişmesi bazı durumlarda ameliyat gerektirebilir. Bu ameliyatlarda mevcut kapağın onarımı veya metal veya biyolojik yapay kapaklarla değişimi uygulanabilir. Kapalı mitral kapak ameliyatları minimal invaziv ve robotik yöntem ile uygulanabilmektedir. Göğüs kafesinin sağ tarafından 4. Kaburga aralığından yapılan 3-4 cm lik bir kesi aracılığı ile yapılan bu operasyonda, kalp durdurularak mitral kapağa ulaşılır. Kapak onarım için uygunsa ilk tercih onarımdır. Ancak kapakta darlık gibi bazı durumlarda onarım mümkün olmayabilir. Bu durumda, mitral kapak, mekanik veya biyolojik yapay kapaklar kullanılarak değiştirilir. Heriki durumda da kapaktaki darlık veya yetmezlik tamamen giderilir. Robotik yöntemde farklı olarak cerrah operasyonu dışarıdan daha net bir görüş açısıyla ve robot kollarını kullanarak yönetir. Diğer kapalı kalp ameliyatlarında olduğu gibi, kapalı mitral kapak ameliyatlarında da enfeksiyon, kanama gibi komplikasyonlar daha düşük oranlarda görülür. Yoğun bakım ve hastanede kalış süreleri daha kısadır ve hastanın günlük yaşamına dönme süresi çok daha kısadır. Bypass ameliyatlarından farklı olarak, hasta daha önceden mitral kapak ameliyatı geçirmiş olsa bile, ikinci ameliyatı kapalı olarak gerçekleştirilebilir. Kapak onarımı veya değişimi yapılması kararı cerrah ve hasta tarafından birlikte verilmesi gereken bir karardır.
Kullanılan yapay kapakların ömrü, operasyon sonrası kan sulandırıcı kullanma zorunluluğu, hastanın yaşı, yaşam bölgesi, gebelik planı, takiplere gelebilme durumu gibi ayrıntılar konuşularak hastaya yapılacak mitral kapak müdahalesinin ayrıntıları cerrrah ve hasta tarafından kararlaştırılır.
Kapalı Triküspit Kapak Ameliyatları
Triküspit kapak kalbimizin sağ tarafında bulunan ve kirli kanın akciğerlere iletilmesinde görevli önemli bir kapaktır. Triküspit kapağının hastalıkları darlık veya yetmezlik şeklinde görülebir ve çoğu zaman diğer kapak hastalıkları ile birliktelik gösterir. Triküspit kapak hastalıklarına zamanında müdahale edilmezse, ciddi sağ kalp yetmezliği ve akciğer damarlarında basınç artışı ile sonuçlanabilir. Bu durum ameliyat sonuçlarını olumsuz etkileyecektir. Triküspit kapak hastalıklarında, temel yaklaşım onarımdır. Ancak onarım mümkün değilse kapağın değişimi gerekebir. Kapalı triküspit kapak ameliyatları, göğüs kafesinin sağ tarafından 4. Kaburga aralığından yaklaşık 3-4 cmlik bir kesi yapılarak gerçekleştirilir. Mitral kapakta da benzer problem olması durumunda aynı seansta ve aynı kesiden, heriki kapağa da müdahale mümkündür. Daha önceden kalp ameliyatı olmuş hastalarda da triküspit kapak ameliyatı kapalı yöntemlerle gerçekleştirilebilir. Kapalı yöntem ile triküspit kapak ameliyatı yapılan hastalarda komplikasyon riskleri daha az olmakla birlikte, aktif çalışma hayatına dönüş çok daha kısa sürede gerçekleşmektedir.
Kapalı Aort Kapak Ameliyatları
Kapalı aort kapak ameliyatları, genellikle göğüs kafesinin sağ tarafında 3. Kaburga aralığından yapılan 3-4 cmlik bir kesi ile gerçekleştirilir. Bu aralıktan kalbe ulaşıldıktan sonra, kalp durdurulur ve aort kapağına onarım veya yapay kapak ile değişim uygulanır. Aort kapak onarımı sadece belli durumlarda aort kapak yetmezliğinde uygulanabilir. Kapakta darlık olması durumunda ise yapay metal veya biyolojik kapak ile değişim operasyonu uygulanır. Diğer kapalı kalp ameliyatlarında olduğu gibi, daha az enfeksiyon ve kanama riski, daha kısa yoğun bakım ve hastane yatışı ve hastanın 2 hafta gibi kısa bir süre içerisinde sosyal ve çalışma hayatına geri dönebilmesi, bu tekniğin en büyük avantajları olarak sıralanabilir. Bazı durumlarda aort kapağı ile birlikte aort damarındaki genişlemeye de eş zamanlı müdahale etmek gerekebilir. Bu durum kapalı ameliyat yapılmasına engel değildir ve her iki patoloji eşzamanlı kapalı ameliyat ile düzeltilebilir. Son yıllarda kullanıma giren dikişsiz yapay biyolojik aort kapakları, özellikle kapalı aort kapak ameliyatlarının süresini belirgin oranda kısaltması ve operasyonu cerrah açısından kolaylaştırması ile komplikasyon oranlarında belirgin azalma ve daha güvenli operasyon imkanı sağlamıştır.
Kapalı Aort Anevrizması (Genişlemesi) Ameliyatları
Aort anevrizması, kalpten çıkan ana atardamar olan aortun genişlemesi olarak tanımlanabilir. Ülkemizde ve dünyada en sık sebebi hipertansiyon ve genetik faktörlerdir. Aort anevrizması olan hastalar, damar çapı 5cm’nin üzerine çıkana kadar takip edilir. Bu çapın üzerindeki aort damar genişlemeleri yırtılma riskinin yüksek olması nedeniyle, mutlaka bir kalp damar cerrahı ile görüşüp operasyon opsiyonu ile bilgi almalıdır. Ülkemizde, aort anevrizma ameliyatlarının kapalı yapılamadığı ile ilgili yanlış bir bilgi bulunmaktadır. Bu ameliyatlar, günümüz teknolojileri ile henüz robotik olarak yapılamasa da, göğüs kafesinin sağ tarafından 3. kaburga aralığından veya göğüs kemiğinin ortasından kısmi olarak kesildiği minimal invaziv teknikler kullanılarak, yaklaşık 3-4 cmlik küçük kesilerle yapılabilmektedir. Üstelik, damar genişlemesi ile birlikte aort kapak değişikliği yapılacak hastalarda da bu teknik başarılı bir şekilde uygulanabilmektedir. Bu teknikte, genişlemiş olan aort damar bölümü çıkarılarak yerine bir yapay damar dikilir. Aort kapağında darlık veya yetmezlik olan hastalarda, eş zamanlı olarak aort kapağı da değiştirilebilir. Kapalı yöntemlerle yapılan aort anevrizma ameliyatlarında, çok daha küçük ameliyat kesilerinin yanısıra, hastalarda kanama, enfeksiyon gibi risklerin çok daha az olması, yoğun bakım ve hastanede kalış sürelerinin çok daha kısa olması, bu operasyonların en önemli avantajlarındandır. Hastalar kapalı aort anevrizma operasyonundan günler sonra sosyal ve çalışma hayatlarına aktif olarak geri dönebilmektedir.
Kapalı Kalpte Delik Operasyonları
Kalp boşlukları arasında delik olması genellikle doğumsal anomalilere bağlı olarak gelişir. Kirli ve temiz kanın kalp içerisinde birbirine karışmasına yol açan bu durumlar, erişkin döneme kadar düzelmemişse cerrahi müdahale gerektirir. Kalpteki delikler, kulakçık ve karıncıklar arasında olabilir. Karıncıklar arasında delik olması (VSD), daha ciddi seyreden bir durum olması nedeniyle daha erken dönemlerde kapatılmalıdır. Kulakçıklar arasında delik olması (ASD) ise uzun dönem hastada şikayete yol açmayabilir. Bu nedenle her yaş grubunda bu ameliyat gerçekleştirilebilir. ASD ameliyatlarının, neredeyse tamamı, günümüz koşullarında kapalı olarak yapılabilmektedir. Göğüs kafesinin sağ tarafından ve 4. Kaburga aralığından yapılacak 3-4 cmlik bir kesi ile, kulakçıklar arasındaki delik direk dikilerek veya bir yama kullanılarak kapatılabilir. Karıncıklar arasındaki delik (VSD) operasyonlarında ise genellikle yama ile kapatma uygulanırken, ne yazık ki bu operasyonların çok küçük bir kısmı kapalı olarak yapılabilmektedir. ASD nedeniyle kapalı ameliyat olan hastalar, neredeyse 2-3 gün içerisinde hastaneden taburcu olabilmektedir.
Kapalı Kalp Tümörü ve Kitle ameliyatları
Kalpte görülen en sık kitle ‘mixoma’ adı verilen iyi huylu bir tümördür. Genellikle kulakçıklar içerisinde gelişir ve tespit edildiği anda operasyon ile çıkarılmalıdır. Bunun dışında ,kalp boşlukları içerisinde tespit edilen bütün iyi ve kötü huylu tümörlerde yaklaşım benzerdir ve kitlenin çıkarılması esastır. Kalp tümörlerinin kapalı ameliyatlarında, göğüs kafesinin sağ tarafından ve 4. Kaburga aralığından yapılacak 3-4 cmlik bir kesi ile kitlenin tamamını çıkarmak mümkündür. Minimal İnvaziv (kapalı) yöntemlerle kalpten kitle çıkarılan hastalar 3-4 gün gibi kısa bir süre içerisinde hastaneden taburcu edilebilmektedir.