Sık Araştırılan Konular
Aşağıdaki sorular ve yanıtlar genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı veya kişiye özel tedavi önerisi yerine geçmez. Soruya tıklayarak yanıtı açabilirsiniz.
Kapalı ve Robotik Kalp Cerrahisi
1Minimal İnvaziv (Kapalı) Kalp Ameliyatı nedir?
Kapalı kalp ameliyatı, göğüs kemiği açılmadan yapılan kalp ameliyatlarını tanımlar. Bu operasyonlar, çok küçük (3-4cm) kesiler yapılarak veya bazı durumlarda hiç kesi yapılmadan gerçekleştirilebilir. Bu ameliyatların en büyük avantajı, hastanın işlem sonrası yaklaşık 3-4 gün içinde hastaneden taburcu olabilmesi ve 2 hafta içerisinde sosyal ve çalışma hayatına tamamen dönebilmesidir. Ayrıca, çok küçük meme-altı kesiler kullanılması nedeniyle kozmetik sonuçları da yüz güldürücüdür.
2Kapalı ve Robotik Kalp Ameliyatları farklı mıdır?
Evet… Robotik ameliyatlar, bir tür kapalı ameliyat olarak tanımlanabilir. Ancak her kalp ameliyatı robotik olarak yapılamaz. Robotik ameliyatlarda, yüksek teknolojili robot kolları ve ekipmanları kullanılır. Ancak henüz bu ekipmanlar, koroner bypass ve bazı aort damar patolojilerinin cerrahi tedavisi için yeterli düzeyde geliştirilememiştir. Bu nedenle, robotik cerrahi, günümüzde, kalp kapağı cerrahisi, kalp içerisindeki deliklerin kapatılması ve tümörlerin çıkarılması işlemlerinde başarılı bir şekilde kullanılmaktadır. Koroner bypass operasyonları ve aort ameliyatları ise, diğer alternatif kapalı kalp ameliyatı yöntemleri ile gerçekleştirilmektedir.
3Kapalı ve Robotik Kalp Ameliyatlarının yapılamadığı durumlar var mıdır?
Evet… Özellikle, hastanın daha önceden bir kalp veya akciğer operasyonu geçirmesi, aort damarlarında ciddi kalsifikasyon (kireçlenme) ve anevrizma (genişleme) olması, akciğer kapasitesinde ciddi azalma olması (KOAH) ve yapılan tetkiklerde anatomik mesafelerin uygun olmaması durumunda kapalı ve robotik kalp ameliyatı hasta için uygun olmayabilir.
Bu durumlar, operasyon öncesi yapılan tomografi, ekokardiyografi ve solunum fonksiyon testleri gibi incelemelerle netleştirilir ve hasta risk skoru oluşturularak, operasyonun kapalı veya açık yapılması planlanır.
4Bütün Kalp Kapak Ameliyatları kapalı olarak yapılabilir mi?
Kapalı kalp ameliyatları için genel engel durumlar yoksa; bütün kalp kapağı ameliyatları kapalı ve robotik cerrahi kullanılarak yapılabilir. Kalp kapağı ameliyatlarında, öncelikli tercih kapağın onarılması, eğer mümkün değilse değiştirilmesidir. Kalpte bulunan, mitral, aort ve triküspid kapaklarında oluşabilecek darlık ve yetmezlik gibi durumlarda, uygulanacak cerrahi onarım ve kapak değişimi işlemlerinin tamamına yakını kapalı ve robotik cerrahi ile yapılabilir.

5“Ameliyatsız Kalp Kapağı Değişimi” mümkün mü?
Özellikle Mitral, Triküspid ve Aort Kapak teknolojilerinde son yıllarda yaşanan büyük gelişmelerle, bu işlemler ülkemizde de uygulama alanımıza girmiştir. Çoğunlukla, anjiografi odasında, kasıktan girilerek yapılan bu işlemler, çok düşük oranlarda anestezi ile tamamlanabilmektedir. Herhangi bir kesi gerektirmemesi ve 2-3 gün içerisinde hastanın taburcu edilebilmesi en büyük avantajlarıdır. Ancak bu tedavi yöntemlerinin yeni olması sebebiyle, uzun dönem başarı oranları ile ilgili çalışmalar kısıtlıdır. Bu nedenle, kliniğimizde güncel verilerle hastalarımızı aydınlattıktan sonra; bu tedavileri sadece yüksek operasyon ve anestezi riski olan ve ameliyat olmak istemeyen hastalarımıza uygulamaktayız.
Koroner Bypass
6Bütün Koroner Bypass Operasyonları Kapalı Olarak Yapılabilir mi?
Evet… Koroner Bypass operasyonları, kalbimizi besleyen koroner damarların daralması veya tıkanması sonucu, başka yöntemlerle açılamayan damara, vücudumuzun başka bir bölgesinden alınan damarları kullanarak yapılan köprüleme işlemidir. Bu işlem, hastadan hastaya değişmek ile birlikte; bir veya birden çok damar için gerekebilir.
Birden çok damar için bypass gerekmesi durumunda, ameliyatın kapalı yapılamayacağı kanısı yanlış bir bilgidir. Kalbin arka tarafında bulunan damarlara kapalı bypass operasyonunun yapılması özel bir teknik ister (TCRAT tekniği) ve ne yazık ki her merkez bu konuda deneyimli olmadığı için ameliyatın kapalı olarak yapılamayacağını söyleyebilir. Ancak deneyimli ve gerekli ekipmanlara sahip merkezlerde, 4-5 damar bypass operasyonları dahi güvenli bir şekilde yapılabilmektedir. Bu nedenle, hastaların bu merkezleri araştırması ve mutlaka ikinci bir görüş alması hayati öneme sahiptir.
7Bypass için koldan veya bacaktan damar kullanılmasının farkı var mıdır?
Evet… Koroner bypass operasyonlarında, yapılan bypassın (köprü) uzun süreli açık kalması hastanın yaşına, cinsiyetine, şeker hastalığı olup olmamasına, operasyon sonrası yaşam stiline, sigara kullanımına ve ilaç kullanım uyumuna göre değişebilir. Ancak en önemli diğer bir faktör, bypass için kullanılan damardır. Genel olarak, bypass için kullanılan “atardamar”ların açık kalma oranları, “toplardamarlar”a göre daha iyidir. Bu nedenle, göğüs kafesinin içerisindeki “internal mammarian arter (İMA)”, çalışmalardaki en yüksek açık kalma oranı nedeniyle, neredeyse tüm bypass operasyonlarında kullanılır. Bunun dışında, koldan kullanılan “radial arter” yine bir atardamar olması nedeniyle, toplardamarlara göre daha uzun açık kalma oranlarına sahiptir. Koroner bypass operasyonlarında en sık kullanılan bacak damarı “safen ven” ise bir toplardamardır ve atardamarlara göre ömrü daha kısadır. Ancak birden fazla bypass yapılması gereken durumlarda, İMA ve radial arter sonrası en sık kullanılan damardır.
8Bypass için koldan ve bacaktan kullanılan damar kapalı yöntem ile çıkarılabilir mi?
Evet… Koroner Bypass Operasyonları sonrası en sık görülen komplikasyonlardan biri, yapılan cerrahi kesilerin geç iyileşmesi veya enfeksiyon kapmasıdır. Bu durum en sık şeker hastalığı olanlarda görülür. Bu nedenle, özellikle şeker hastalığı olanlarda kapalı bypass operasyonları, daha küçük kesilerle yapılabilmesi açısından, büyük önem taşımaktadır. Kapalı Bypass Operasyonlarında, göğüs kemiği kesilmeden, sol 4. Kaburga aralığından sadece 3-4cm’lik bir kesi yapılarak operasyon yapılır.
Aynı zamanda, koldan ve bacaktan bypass için kullanılacak damarların çıkarılması işlemi de kapalı olarak yapılabilir. Bu işlem için, özel bir kamera ve damar çıkarma sistemi kullanılarak, kolda veya bacakta 40-50 cm’lik uzun kesiler yerine sadece 1 cm’lik küçük bir delikten, kullanılacak damarı endoskopik olarak çıkarmak mümkündür. Bu işlem hastaya, operasyon sonrası daha hızlı iyileşme, daha az ağrı ve daha kozmetik görünüm gibi avantajlar sağlar.

Aort
9Aort ameliyatları kapalı yöntem ile yapılabilir mi?
Evet… Aort anevrizma ameliyatlarının çoğu, acil koşullarda alınmadığı sürece, kapalı yöntemlerle yapılabilir. Aort damarının kalpten çıktığı 1. bölgedeki anevrizmalar, göğüs kafesinin sağ tarafında 3. kaburga aralığında 3-4 cm’lik bir kesi yapılarak, kapalı ameliyat yöntemi ile onarılabilir. Aort damarının diğer zonlarındaki anevrizmaları ise, “endovasküler yöntemler” dediğimiz anjiografik yöntemlerle, ameliyatsız olarak onarabiliyoruz. Bu işlemler öncesinde hastanın uygulanacak tedaviye uygun olup olmadığı ve olası risklerin belirlenmesi açısından, ilaçlı tomografi, ekokardiyografi gibi tetkiklerin mutlaka planlanması gereklidir.


Toplardamar (Varis)
10Varisin riskleri nelerdir?
Varis, genellikle “venöz yetmezlik” (toplardamar yetmezliği) sonucu bacaklarda gelişen ve çoğu zaman hayati risk oluşturmayan bir patolojidir. Hastalar çoğu zaman doktora, huzursuz bacak, akşam ağrıları, bacak ödemi ve kozmetik problemlerle başvurur. İleri evrelerde, damar içerisinde pıhtı oluşumu, bacaklarda renk değişimi (kahverengi lekelenmeler) ve iyileşmeyen açık yara oluşumu gibi problemler de görülebilir. İleri evrelerde müdahale edilmediği zaman, akciğer damarlarına pıhtı atması ve bacak kaybı gibi durumların oluşabileceği ile ilgili nadir de olsa yayınlar mevcuttur.


11Varis ameliyatsız tedavi edilebilir mi?
Evet… Hafif ve orta dereceli varisler, doktorunuzun önerileri ve birtakım ek yöntemlerle tedavi edilebilir. İleri evre varislerde ise ameliyatsız tedavi yöntemi, sadece uygun hastalarda yapılabilir. Ultrason eşliğinde yapılan bu işlemlerde, yetmezlik olan toplardamar içerisine yapıştırıcı bir madde uygulanarak damar kapatılır. Uygun olmayan hastalarda yapılacak ameliyatsız tedavi yöntemleri ciddi komplikasyonlara ve kozmetik problemlere yol açabilir.
12Kapalı varis ameliyatları sonrası varis tekrarlar mı?
Kapalı varis ameliyatlarında, yetmezlik olan toplardamar bölgesi, ultrason eşliğinde lazer, radyofrekans veya yapıştırıcı madde kullanılarak kapatılır. Bu işlem çoğu zaman, hastanın hastanede kalmasını bile gerektirmez ve 1-2 gün sonra çalışma hayatına dönmesine olanak sağlar. Bu işlemden sonra çoğunlukla 3. ayda yetmezlik olan bölgenin kapanıp kapanmadığı ultrason ile kontrol edilir. İşlemin başarısız olma ihtimali çok düşüktür, ancak varis hastalarının bacaklarında müdahale edilen damar dışındaki diğer damarlarda da zaman içerisinde varis gelişmesi, hastalar tarafından çoğu zaman “tekrarlama” olarak tanımlanır. Halbuki bu durum bacaktaki diğer toplardamarlarda, yeni varislerin gelişimidir ve yeni müdahaleler gerektirebilir. Bu nedenle, işlem sonrası takiplere düzenli gitmek, doktorunuzun önerilerine uymak ve tedaviyi aksatmamak büyük öneme sahiptir.


